Hezl
هزلArapça
Tanım
Şaka, oyuncak, alay, latife, yerme; bir muamelede hakiki maksadını saklayarak görünüşte farklı beyanda bulunmak.
O bir hezl değildir.
(Târık sûresi: 14)
“Allahümmağfirlî hatâî ve âmdî ve hezlî ve ciddî ve lâ tahriminî berekete mâ kadeytenî ve lâ tüftinî fîmâ haremtenî.” (Allah’ım, benim hata ile veya bilerek, şaka veya ciddi olarak yaptığım günahlarımı bağışla. Bana ikram ettiğin bereketinden beni mahrum etme. Bana vermediğin şeyde de beni fitneye düşürme.)
(Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim, Ebû Ya‘lâ)
Üç şey vardır ki, ciddisi de ciddidir, hezli de ciddidir: Nikâh, talâk ve ric‘at.
(Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd, İbn-i Mâce)
Hezl, yani sözden hakikat ve mecaz mânâsı kasdedilmeksizin lâtife ile yapılan âzâd da sahihdir.
(İbni Âbidîn)