Hervele
هرولهArapça
Tanım
-
Koşmak, koşar gibi süratlice yürümek.
Kulum bana yürüyerek gelirse, ben ona hervele ile giderim.
(Hadîs-i Kudsî-Buhârî, İbn-i Mâce)
-
Safâ ve Merve arasında sa‘y ederken, iki tepe arasındaki vadiye gelindiğinde burayı süratlice geçmek.
Resûlullah aleyhisselâm eshâbı ile birlikte umre ederlerken, müşrikler, gerek Seyyidü’l-mürselîn efendimizin, gerek eshâb-ı güzînin, zorluk, sıkıntı ve şiddet içinde olduklarını söyleşerek, dârü’n-nedve önünde saf olup, seyre durmuş bulunduklarından, Efendimiz hazretleri, mübarek ridâsıyla [üst elbisesiyle] ıztıbâ’ edip sağ bazularını açmış ve yürüyüşlerinde remel ve hervele etmişler ve; “Bugün kendisini, onlara kuvvetli gösteren kişiye, Hak rahmet etsin” buyurmuşlardır.
(Ni‘met-i İslâm)