Hakîkat
Tanım
-
Bir şeyin doğrusu, gerçek; mahiyet, asıl.
-
Tasavvufta her şeyi Allah’tan olduğunu idrak etmek, her şeyde O’nun isim ve sıfatını hatırlamak.
Aslan denilince, bilinen yırtıcı hayvan kastedilir, bu mânâda kullanılırsa, hakikat olur, cesur insan mânâsında kullanılırsa, mecâz yani hakîkî mânâsının dışında kullanılmış olur.
(Mir’atü’l-Usûl)
Alan sensin veren sensin kılan sen, Ne verdinse odur dahi nemiz var. Hakîkat üzre anlayıp bilen sen, Ne verdinse odur dahi nemiz var.
(Hüdâyî)
Kur’ân-ı kerîmde bulunan bilgiler üç kısımdır: Bir kısmını, hiçbir kuluna bildirmemiştir. Zâtının ve sıfatlarının hakîkati ve gaybden haber vermek böyledir. İkinci kısım, yalnız peygamberlerine bildirdiği esrârdır. Üçüncü kısım bilgileri, Peygamberine bildirmiş ve bütün ümmetine bildirmesini emretmiştir.
(Berîka)
Tarîkat ve hakîkatten maksat, ihlâsı elde etmektir.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)