Gıybet (gîbet)
Tanım
Bir kimsenin, yüzüne karşı söylendiği zaman hoşlanmayacağı, kalbinin kırılacağı bir sözünü, hâlini veya hareketini, arkasından, bulunmadığı yerde söylemek, hareketiyle göstermek veya îmâ etmek.
Birbirinizi gıybet etmeyiniz. Sizden herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Tiksinirsiniz. Allahü teâlâdan korkup, gıybet etmeyin, Allahü teâlâ gıybetten tövbe edenlerin tövbelerini kabul eder. O çok merhamet edicidir.
(Hucurât sûresi: 12)
Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma; “Gıybetin ne olduğunu bilir misiniz?” buyurdu. Eshâb-ı kirâm; “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dediler. Resûl-i ekrem; “Gıybet, kardeşini, arkasından hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır” buyurdu. Eshâb-ı kirâm; “Yâ Resûlallah! Eğer söylediğimiz şey onda varsa?” diye sordular. Peygamber efendimiz; “Eğer onda varsa bu söz gıybet olur. Eğer yoksa bühtân yani iftirâ olur” buyurdu.
(Hadîs-i şerîf-Müslim)