Gayret-i İlâhiyye

غيرت الهيهArapça

Tanım

Allahü teâlânın kullarından beğenmediği hâllerin ayrılmasını istemesi, böyle şeylere rızâ göstermemesi.

İbrâhim aleyhisselâmın, oğlu İsmâ‘îlin dünyaya gelmesine sevinmesi, gayret-i ilâhiyyeye dokunarak, bunu kurbân etmesi emrolundu. Yûsuf aleyhisselâmın hapisten çıkan arkadaşına; “Sultanın yanında benim ismimi söyle” demesi gayret-i ilâhiyyeye dokunarak senelerce zindanda kalmasına sebeb oldu. Dâvûd aleyhisselâm, duâ ederken; “Yâ Rabbî! Evlâdlarımdan bir kaçının namaz kılmadığı hiçbir gece yoktur ve oruç tutmadığı hiçbir gün geçmemiştir” demişti. Dâvûd aleyhisselâmın bu sözü gayret-i ilâhiyyeye dokundu ve Allahü teâlâ; “Ben dilemeseydim, kuvvet ve imkân vermeseydim, bunların hiçbiri yapılamazdı” buyurdu. Allahü teâlânın çok sevdiklerine, bazı Evliyâya böyle gayret etmesi çok vâkı‘ olmuştur. (Gayret), bir kimsede olan hakkına, onun başkasını ortak etmesini istememektir. Allahü teâlânın gayret etmesi, kulunun kötü, çirkin şey yapmasına râzı olmamasıdır.

(Berîka)

Paylaş

Benzer Kelimeler