Arş

عرشArapça

Tanım

  1. Taht.

  2. Allahü teâlânın yarattığı en büyük varlık; yedi kat göklerin ve kürsînin üstünde, halk (madde) âleminin sonu, emr (maddesizlik) âleminin başlangıcı. Arşullah, Arş-ı ilâhî, Arş-ı mecîd, Arş-ı a‘lâ.

    Allahü teâlâ, gökleri ve yeri altı günde yarattı. (Bundan evvel ise) Arş’ı su üzerinde idi.

    (Hûd sûresi: 7)

    Bu âyet-i kerîme, suyun, yerden ve göklerden önce yaratıldığını gösteriyor. Demek ki, Arş, yerin yapısında olmadığı gibi, göklerin yapısına da benzemez. Yere ve göğe benzer tarafı yoktur. Ancak Arş, yerden ziyade göklere benzer. Bunun için göklerden sayılmaktadır.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

    Yedi sınıf kimseyi Allahü teâlâ hiçbir gölge bulunmayan günde, Arş’ın gölgesinde gölgelendirir: (Bu kimseler) adâletli devlet başkanı, gençliğini ibâdetle geçiren, kalbi mescidlere bağlı olan, Allah rızâsı için birbirini sevip bir araya gelen ve bu sevgi ile ayrılan, güzel bir kadın kendini çağırdığı zaman; “Ben Allah’tan korkarım!” diyen, sağ elinin verdiği sadakayı, sol eli bilmeyecek şekilde gizli veren ve yalnız iken Allahü teâlâyı zikredince (anınca), Allah korkusundan ağlayan.

    (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim)

    Namazın kıblesi Kâ‘be olduğu gibi, duânın kıblesi de, Arş’tır. Bunun için duâda eller kaldırılıp, avuç içleri semâya doğru açılır.

    (İhyâ)

    Kâmil bir insanın kalbi, birçok cihetten Arş gibidir. Bunun için, böyle olan kalbe Arşullah denir.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Paylaş

Benzer Kelimeler